Bizim web sitemizi kim yapabilir?
Sorulacak ilk soru budur. Yaşam tarzımız ya da yaşımız itibariyle internete uzak olabiliriz. Ama bizim bu ilgisizliğimiz internette gezinip duran birkaç yüz milyon insanın sorunu değildir. Web sitesi tasarımını hafife almamak gerekir.
Kendi web sitemi kendim yapamaz mıyım?
Dar bir açıdan bakarsak, biraz uğraşınca herkes kör topal bir web sitesi yapabilir. Ama o site muhtemelen milyonlarca hurda sitenin yığıldığı internet ormanında kaybolacaktır. Bu bakımdan, bir web sitesinde bulunması gereken en temel nitelik, bu çöp yığınının arasından sıyrılarak potansiyel ziyaretçisini çekmeyi ve ilgiyi daha sonra da kendi üzerinde tutmayı başarmak olmalıdır.
Benim yeğen bu işlerden anlar, siteyi ona yaptırsam olmaz mı?
Olmaz. İddialı bir site tasarımı, hem görüntü hem kapsam hem de kodlama açısından "kes-yapıştır, üstüste yığ gitsin" kolaycılığının çok ötesinde özel bir birikim ve yetenek ister. Ciddi bir kurumun ya da projenin web sitesinin, öğrenci akrabalara ya da internet kafede vakit öldüren komşulara yaptırılacak kadar basit bir iş olmadığını anlamak gerekir.
Ama benim yeğen cin gibidir maaşallah!
Size "cin" değil, tasarımcı lâzım. İşsizlik günlerini "ucuza" web sitesi yaparak değerlendirmeye çalışan ve cep harçlığına fit olabilen öğrenciler komşular yeğenler başlangıçta hesaplı gelebilir. Hatta bu site bir biçimde (sizin) gözünüze hoş görünüyor da olabilir. Ama siz o sitenin binlerce satırdan oluşmuş kodlarını göremez, görseniz de neyin nesi olduğunu anlayamazsınız. İşin doğrusu, tasarımcı geçinen "cin gibi" yeğenler de çoğunlukla o kodlara boş gözlerle bakarlar.
Kim gelir bunun üstesinden?
İnternetin (ucuz tasarımcı başka bir iş bulup ortadan kaybolduğunda) sahipsiz kalmış enkaz sitelerle dolu olduğunu hatırlatmakta yarar var. O nedenle, işe doğru bir noktadan başlamak gerekir. Tasarım konusundaki temel yanlışların ne olduğunu bilirsek, doğrunun ne olduğunu da bilebiliriz.