Mehmet Atılgan Aslan
Ne zaman yüreğimizdeki faşistin sesini susturup başkalarının da en az kendimizinki kadar konuşmaya ve düşünmeye hakkı olduğuna inanacağız, işte o zaman egemen burjuva -asker demokrasisinin değil, gerçek sosyal demokrasinin bize tanıdığı hakkı ellerimize almış olacağız... Devam »
Necdet Şen
Peki, öyle olsun Ali. Işıltının çok azıyla bile mıhladın ya şunca insanı bilgisayar karşısına, vallahi sana aşk olsun! Metreslere ve yeğenlere ardına kadar açık olan yayınevleri ve gazete dergi sayfaları sana hiç açılmadı ya, bu ülkenin yekpare yayıncısına da yuh olsun! Devam »
Ali Sedat Çetinkoz
Bizim bayramlarımız, daha çok hüzünle harmanlanmış bir sevinçtir; daha vicdani, daha merhametli. Zevk almayı alkol, eğlence ve verilen hediyeden çok; yüreğimizi paylaşmada ve hal hatır sormada bulmaya çalışırız. Devam »
Serdar Demirdirek
Devletin kolluk güçleri üzerinde bazı oyunlar oynanmaya çalışılıyor ve en başta devletin kendi personeli buna çanak tutuyor. Belki bilerek belki de bilmeden ateşe körükle gidiyorlar doğrusu. Sonuçta içlerindeki şiddet arzusunu bastırmak için polis olan birçoklarını da duymuyor değiliz. Devam »
Seyit Balkuv
Krishnamurti, bilginin her yerde zaten mevcut olduğunu, insanların bilgiden nasibini alması için zihnindeki koşullanmaları, önyargıları bertaraf etmek üzere yoğunlaşması gerektiğini, insanın doğru, sarsılmaz olarak kabul ettiği tüm belleğini ortadan kaldırması gerektiğini savunmuş. Devam »
Özgür Sarıkaya
Hep "al, al, al" diyen sisteme almak da yetmiyor artık. Yeni argümanlar çıkarıyor karşına. Aslında bu şeylerin gerçek sahibi (henüz) değilsin diyor. Ne zaman ki sigortalattın, hah işte şimdi oldu. Mal senindir. Hayırlı olsun tepe tepe kullan. Devam »
Necdet Şen
Konu Bush ve benzeri yüz karası porteler ise meslekî açıdan bu hassas ayarı tutturmanın zor olduğunun farkındayım. Ama marifet, işte bu zorun üstesinden gelebilmek, değer yargılarımızın kişilere bağımlı olarak eğilip bükülemeyeceğini hatırda tutmak ve eğriyle doğruyu yerli yerine oturtabilmek. Devam »
Ali Sedat Çetinkoz
İyi midir kötü müdür bilmiyorum, öyle bir konumdayız ki, bizim her bir siyasi problemimiz aynı zamanda bir dünya siyaseti problemidir. O yüzden de bu özürün sadece lokal bir sonucu da olmayacaktır. Bu yüzden, işin içine "iyi sıhhatte olsunlar" mutlaka katılacaktır. Devam »
İlker Tortop
Yanlış insanlar gidiyordu, biliyordum bunu, emindim. Banka patronlarını, borsa spekülatörlerini, gazete sahiplerini yollamalıydık savaşa. İnsanı insan yerine koymayan, canlıya canlı muamelesi yapmayan ne kadar insan varsa onlar gitmeliydi. Devam »
Necdet Şen
Ben dünyadaki tüm milletlerle barış içinde yaşamak isteyenlerdenim. Silahsız ve nefretsiz bir hayatın mümkün olabileceğine inanıyorum. Kimse benden korkmasın, hiç kimse adımı sıfatımı yılgınlık ve dehşetle anmasın istiyorum. Devam »
Ali Sedat Çetinkoz
Yüz yıldır pamuklar içinde besleyip gözümüz gibi bakmakta; kast edecek dâhilî düşmanlara karşı 7/24 sürekli teyakkuz halinde, koruyup kollamaktayız. Her şeye rağmen bu ideoloji, sopayla, silah zoruyla da olsa ebediyen yaşatılacaktır. Devam »
Özgür Sarıkaya
Bugüne kadar yapılan en geniş çaplı araştırmanın sonuçlarından birisi de, çocuk ve gençlerin şiddete eğilimli olmalarını ailelerinde görüp yaşadıkları şiddete bağlıyorlar. İnsan sevgisiyle övündüğümüz bu topraklarda, zehirli bir ayrık otu gibi her yanı saran, şiddeti ziyadesiyle içselleştirmiş bu zihniyet ne zaman mayalandı? Devam »
Nuran Ersoy
Merak ediyorum, başka ne yapılabilir bu durumda? Sokakta gezmeye alışmış hayvanı eve kapatamam ki bu saatten sonra. Zaten bu giriş katına sırf bahçesi var diye taşınmıştım. Nereden bilebilirdim böyle olacağını? Devam »
Seyit Balkuv
Dikkat, zokayı yutmak üzeresiniz. Zihninizle egonuz size bir oyun oynamaya hazırlanıyor. O amcayı yüceltmek ve dolayısıyla diğer birilerini aşağılamak üzeresiniz. Tabii siz yücelen tarafta kalacaksınız. Devam »
İlker Tortop
Gençliğimi özlüyorum ben. Omzumdaki romatizma ağrılarına rağmen özlüyorum o günleri. Beyazlara muhtaç değildik, tuğladan ocağımız yetiyordu gülerek yaşamaya. Etrafımızdakileri etkilemek zorunda değildik ve hayat çok ucuza geliyordu. Devam »
Ali Sedat Çetinkoz
Şimdilerde emekliliklerini yaşayan iki üst derece hakim ve iki cumhurbaşkanından başka başına fötr takan devlet adamı var mı bilmiyorum. 70'li yıllarda gurbetçilerin izine gelirken giydiği, yeşil ördek tüylü Bayerisch fötrler bile artık kayboldu. Devam »
Vahap Demir
Sözün özü, Türkiye'de ne sol ne de liberal düşünce yoktur. Az sayıda bunların ne olduğunu bilen insan da tartışmayı harlandıracak kadar kalabalık veya güçlü değildir. Tartışmanın düzeyi de zaten her defasında "bizden gayrisi bize dost değil" önermesiyle sonlanacak kadardır. Devam »
İsmail Ragıp Geçmen
Bir çocuk, kadının o halini fotoğrafladığımı görünce, tüm fırlamalığıyla kadına sokuluyor ve üstündeki şalı indirip kaçıyor. İşte o anda fotoğraf makinem elimden kayıyor. Şaşkınlık içinde bakakalıyorum. Yüzünü ve saçlarını gizleyen örtü indirildiğinde ortaya sarışın, hafif çilli, deniz mavisi gözleriyle çok hoş bir batılı kız çıkıveriyor! Devam »

Ali Türkan
Bak, babam deliydi. Kavgaya üçüncü kattan atlayarak katılırdı. Sanki evde su yokmuş, sanki namaz kılarmış gibi, birden yerinden kalkıp duvarda teyemmüm alırdı. Amcamın kızı, gece bir yerlerden dönerken, bir ayakkabıcı dükkanının vitrinindeki bir çift ayakkabıyı beğenmişti. Babam da "madem beğendin, senin olsun" diye vitrin camını kırıp ayakkabıları almıştı. Devam »

Necdet Şen
İyi de, ordu bu kardeşim, şişede durduğu gibi durmaz ki. Ya gene sizi, Allah esirgesin, Ziverbey köşkünün arsasına yaptırılan apartmanın bodrum katında falan ağırlarsa paşalar? Emin misiniz sizin cuntanın bu kez spor totoda 13 tutturacağına? Ya 13 Mart 1971 günü attığınız "Devrimci Ordu" manşeti gibi, bu seferki kıymetli yayınlarınız da elinizde patlarsa? Bu sefer kim kurtaracak sizi? Bak, en genciniz 80 yaşında artık. Bu yaştan sonra nizamiye çavuşları tarafından itilip kakılmak da çekilmez ki. Devam »
Ya bişey yazmayayım dedim, ellerimi bağladım; buna bari karışma dedim; sen sus...
E.D - Ermeni'den özür dilemek Türk'ü bozar mı?
Ben 29 yasındaymm ve bu kitabı küçüklüğümde kaç kere okumusumdur hatta bu günlerde...
Büşra Özdemir - Küçük Kara Balık
Ali Türkan'ı keşfettiğimde anlatılması zor bir heyecana kapılmıştım. Öyle ki,...
Ahmet Faruk Yağcı - Bizim Ali'ye mektup
Yanıt veren değerli arkadaşlara yanıt:zaqq Vallahi sağolun. Ben dersimi...
Solmaz Abilyondlu - Ermeni'den özür dilemek Türk'ü bozar mı?
Amaaan. Kabak tadı vermeye başladı bu entelektüel atışmalar. Kardeşim, 1915 de...
Erdem Abaka - Ermeni'den özür dilemek Türk'ü bozar mı?
Hrant Dink cinayetinin tüm yönleriyle açığa çıkarılması yönündeki isteksizlik, fütursuzca ve kamufle edilmeye bile gerek görülmeyen bir densizlikle sergileniyor.
Yalçın K.
Çizgilerle, çizgi romanlarla ilgili makalelerinize dair bir şeyler söylemişim. Ama -bir kaçı dışında- başından sonuna okuduğum farklı konulardaki pek çok yazınızda kafamı meşgul eden sorulara benzer bir bakış açısıyla yaklaştığınızı, genellikle de söylediklerinizin sorulara daha sistemli yanıtlar geliştirmeme katkısı bulunduğunu belirtmeden geçmek istemem. Belki bu mektup bir dönüm noktası olur da, bundan sonra bir şeyler okuduğumda, o yazıyla ilgili tepkilerimi çabucak iletme alışkanlığı edinirim. Mektup
Banu Mertyürek
"Özal'ın adamı Yavuz Köşkmen", sonraki yıllarda "Sarışın Güzel bir Kadın, gelin bu fili körün tarifinden kurtaralım" dedi. Eleştirildi. Oğluna "Che" ismini vermek isteyen adam Fehmi Koru'yla arkadaşlık ediyorsa olsa olsa 'dönek' olabilirdi. Yargılandı. Kendi gazetesindeki bir başka sütunda acımasızca, hırsla, hınçla eleştirildi 'Melek Hanım'ın oğlu' dendi. Yalıtıldı. Devam »
Vedat Necati Sönmez
"Düzenin Yabancılaşması" yayımlandığı tarihten 96 itibaren büyük tartışmaları ve polemikleri başlatmış bir kitap. Muhalifleri susturmada usta, 'yarı aydın' bürokratlara teslim bir ülke olduğumuzdan dolayı, İdris Küçükömer'e hayatı boyunca 'ambargo' koyulmuş, görüşleri yok sayılmış, Üniversite de profesörlük kadrosu uzun yıllar verilmemiştir. Devam »
© 2000-2009 ~ Derkenar, tasarım + programlama + uygulama olarak bir Sokak Kedisi ürünüdür. Tüm hakları yasal koruma altında olup, içeriği izinsiz çoğaltılamaz, ticarî nitelikli yayınlarda ve internet sitelerinde (çok kısa tanıtımlar dışında) kullanılamaz.