Nereden başlamalı?
İlk iş olarak tasarımcının web sitesine bakmakta yarar var. Göze hitap ediyor mu? Doğru kodlanmış mı? Verilen bilgiler tatminkâr mı? Anlaşılır mı? Örneğin, tanıtım için siteye konan şirket binası, sunucu, personel fotografları gerçek mi, yoksa internetteki başka sitelerden alınmış "emanet" görüntüler mi?
Naylon şirketi neresinden anlarım?
Bunu anlamak için, tasarımcıyı ayağınıza çağırmak yerine, mümkünse siz onların adresine gidin; çalışma ortamlarını ve kendilerini görün. Bakın bakalım, sitenin anasayfasından dinamik ve zekî bir tebessümle sizi selâmlayan kıravatlı zenci ile uzun bacaklı sarışın kız sahiden o "tasarım şirketi"nin çalışanları mı? Bakın ve web sitelerinde sergiledikleri altyapıya sahip olup olmadıklarını bizzat yerinde gözlemleyin.
Yüzyüze sohbette yarar var.
Tasarımcıya, yapılacak işe dair ayrıntılı sorular sormak, aldığınız yanıtların tatminkâr olup olmadığına bakmak, size karşı dürüst ve işinin ehli olup olmadığını -hiç değilse sezgi yoluyla- anlamanıza yardımcı olabilir.
Ne gibi terslikler olabilir?
Her işe talip olan, domain adı, hosting paketi, bina maketi, tenis raketi, tırnak makası, kantaron tohumu satan, kod yazan, personal-server kuran, portföyünü reklam ve marketing de dahil bir sürü birbirine benzemez faaliyetle kabartmış olan "isviçre çakısı" benzeri tasarımcılara karşı uyanık olun. Hele bir de aynı anda word, excell, powerpoint, flash, freehand, dreamweaver, html, css, asp, accsess, php, mysql, apache, unix, linux, java, ajax, ruby on rail, yellow submarine, wap, rap, horon, çayda çıra bilen, bilgisayar ve ütü tamiri, kiosk, dekorasyon, boya-badana, iletişim, marketing, falan fişmekân ve daha bir sürü konuda uzman olan (olduğunu iddia eden) kişiler, ya dahîdir ya da palavracı. Bunu anlamaya çalışın.