Ali Sedat Çetinkoz
Şimdilerde emekliliklerini yaşayan iki üst derece hakim ve iki cumhurbaşkanından başka başına fötr takan devlet adamı var mı bilmiyorum. 70'li yıllarda gurbetçilerin izine gelirken giydiği, yeşil ördek tüylü Bayerisch fötrler bile artık kayboldu. Devam »
Vahap Demir
Sözün özü, Türkiye'de ne sol ne de liberal düşünce yoktur. Az sayıda bunların ne olduğunu bilen insan da tartışmayı harlandıracak kadar kalabalık veya güçlü değildir. Tartışmanın düzeyi de zaten her defasında "bizden gayrisi bize dost değil" önermesiyle sonlanacak kadardır. Devam »
İsmail Ragıp Geçmen
Bir çocuk, kadının o halini fotoğrafladığımı görünce, tüm fırlamalığıyla kadına sokuluyor ve üstündeki şalı indirip kaçıyor. İşte o anda fotoğraf makinem elimden kayıyor. Şaşkınlık içinde bakakalıyorum. Yüzünü ve saçlarını gizleyen örtü indirildiğinde ortaya sarışın, hafif çilli, deniz mavisi gözleriyle çok hoş bir batılı kız çıkıveriyor! Devam »
Ali Sedat Çetinkoz
Bu işin idealizmle, sosyalizmle, bağımsızlıkla bir ilgisi yoktu! Neyle ilgisi olduğunu da çok geçmeden anladık. Birebir içinde yaşadığım hergün ölümlü olayların ardından bir sabah darbe oluverdi. Artık sağ-sol çatışmasına gerek kalmamıştı ve çıkaranlar tarafından "bıçak gibi" aniden kesiliverdi. Devam »
Necdet Şen
Diyorum ki; bırakınız yapsınlar. Ter ter tepinsinler senede bir defacık da olsa. İsterlerse zincirlerle sırtlarını dövsünler. İsterlerse kollarına jilet atsınlar. Sallasınlar bayrağı düşman üstüne. O düşman kendi kardeşleri bile olsa. Devam »
Seyit Balkuv
Empati ve acımadan bahsetmiyorum, merhametten bahsediyorum. Eziyet çeken, onurlu yaşama hakkı ve özgürlüğü elinden alınan insan ve hayvanların durumunu görüp de, içi cız etmeyen insanlarda merhamet kandilinin nasıl yakılabileceğinden bahsediyorum. Devam »
Vahap Demir
Madem okul tarafından kabul gören biri olamadım, bari muhalif tavır takınayım da görsünler günlerini düşüncesiyle filizlenen aykırı düşünceler... Takınılan muhalif tavrın hocaları zerre ilgilendirmemesi, sadece takınana gününün gösterilmesi... Yıllar sonra hatırlanıldığında yutkunma problemlerine neden olan bilumum diğer anılar... Devam »
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Şimdi başım iki ellerimin arasında düşünüyorum: Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak... Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim? Devam »
İlker Tortop
Her şeye alışmış olan bizler hiç bir şeye de şaşırmayacağız. Tankerler evlere girecek, uçaklar taksilere çarpacak, çocukların öğretmeni sapık, mahallenin doktoru sahte çıkacak ama şaşırmayacağız. Dağda ölecek, vadide ölecek, ölecek de ölecek insanlarımız. Devam »
Alper Uzun
İki yüz bin yıl boyunca Avrasya da yaşadılar. Yaklaşık otuz bin yıl önce de ortadan kalktılar. Nedeni tam bilinmiyor ama tahminen modern insanın gelişi ve hava/iklim koşullarının soylarını kuruttukları düşünülüyor. Devam »
Kâmuran Kızlak
Klinik Psikoloji insanların nasıl düşünürlerse öyle duygulandıklarından, düşünceleriyle duygularının genellikle tutarlılık gösterdiğinden, yani duyguyu belirleyenin düşünce olduğundan bahsediyor. Olumlu düşünceleri olumlu duygular, olumsuz düşünceleri de olumsuz duygular izler. Devam »
Seyit Balkuv
Kemal Tahir'in dediği gibi rezil bir geçmişe sahip olsa bile, günümüzde sadece zenginler için değil işçiler için bile en yüksek refah düzeyinin Batı'da olduğu gerçeğinden yola çıkarsak, Batı sistemini elden geldiği kadar Doğu'ya uyarlamak insanların hayat şartlarının iyileşmesine yardımcı olmaz mı? Devam »
İlker Tortop
Çok değil yirmi yıl önce yani benim gençliğimde kızlara dik dik bakmak yürek isterdi. Ayrı ayrı merdivenlerden sınıflara girilirdi, etekler şimdiki gibi göbekte değildi. Bir kızın elini tutmak, onunla tenhada konuşmak en havalı aksiyondu bıçkın gençler için. Şimdiyse toplumun bu kadar tatminsiz olmasına şaşırmak mı yoksa şaşırmamak mı gerekiyor bilemiyorum. Devam »
Necdet Şen
Eskiden hüsranlarım çok uzun sürerdi. Zannederdim ki bütün bunlar bir tek benim başıma geliyor. Uzun uzun yas tutardım. Kendime acımaktan ve "boşa geçen" hayatım için yazıklanmaktan marazî bir zevk alırdım. Kolum kanadım düşer, dünyaya hoyratlığın egemen olduğunu düşünürdüm. Şimdi bunlar çok kısa sürüyor. Karar verene kadar. Devam »
Vahap Demir
Efendi adam kışın da kazak giymezdi çünkü kazağı da serseriler giyiyordu. Efendi adam efendi gibi üşürdü ama hasta da olmamalıydı. Ülkemiz fakir ama onurluydu ve maalesef hastalık tedavisi için yurtdışından gelen ilaçların karşılığında onur kabul etmiyordu köftehorlar. İlle de dolar olmalıydı. Devam »
Alper Uzun
Proteinlerin üç boyutlu yapısına baktığınızda tıpkı o LEGO setleri gibi birbiri içine geçmiş ve yapacağı işe göre özelleşmiş parçalar var. Yakın bir gelecekte istenilen bir takım proteinler böyle LEGO setlerinin parçacıkları gibi takıp çıkarılacak. Ona göre ilaçlar yapılacak. Bireye özel ilâç geliştirilmesinde belki de en heyecan verici adımlar böyle atılacak. Devam »

Ali Türkan
Birkaç dazlak. Bu parkta uyuyordum gene; üstüme benzin döküp kibriti tutuşturdular. - Sonra? - Sonra da kaçtılar. Gebermedim ama bu kaldı işte. - Ucuz atlatmışssın. - Evet. Kalktım. Cebimden bi yirmilik çıkartıp verdim. Almak istemedi. - Borç, dedim. - Borç, dedi ve aldı uzattığım parayı. - Kimin kitaplarını getireyim sana? Bukowski ister misin? - Kim s!ker Bukowski'yi be! Banim bardağımda kalan kahveyi kendi bardağına dökerken, elimle bir selâm verip ayrıldım yanından. Devam »

Necdet Şen
Ayın ortasını zor getiren yoksul kalabalıklarla alay eder gibi ballandıra ballandıra lüks otellerde orda burda nasıl para harcadığını, zengin sofralarında yaladığı kemiklerin nefasetini anlatan yazarlara ibretle bakıyor ve kendime "sen sakın bunlar gibi olma" diyorum. Devam »
Burada sıkça dile getirdiğim gibi japon kültürünün seksüaliteye bakış açısının batı dünyasından tamamen farklı olması durumu sözkonusu. Hristiyan Batı seks konusunu paniğe kapılmadan konuşmayı becerememekte. Bu da olayın çok abartılmasına ve dejenere olmasına yol açıyor akabinde.
Utku Ünal
İşte tam da bu tümce, aile içindeki zaten tartışmalı olan tarihsel kazançlarımı tümüyle yitirdiğim an oldu. Eşim feminizmin marksçı yorumu üzerine araştırmalarını derinleştirirken ben de ütüleri yapmaya yollandım. Devam »
Kemal Tahir
Anadolu savaşını başarıya ulaştıran asker-sivil kadronun, çoğunluğu İttihatçıydı. Bunlardan küçük bir grup Gazi Paşa'nın takımına katıldı. İlk çatışma, biliyorsun, Padişahlık-Halifelik meselesinde patlak verdi. Demek ki, er geç karşı karşıya gelecektik. Kaçınılmaz kaderdi bu. İktidarda olan yıpranır. Yıpranan iktidar nasıl alaşağı edilir, ustasıyız biz. Gücümüz de yeter buna. Yakın tarihte göstermişiz, bir kere iktidarı ele geçirdik mi, n'aparız muhaliflerimize. Kitap Kurdu
Utku Ünal
Bana uzun uzun ekmek ağacının meyvelerinin toplanmasını, bir kısmının kurutulup peksimet yapılmasını, fazlaca olgunlaşmış olanlarının uzun tahta leğenlerde bekletilip mayallanmasını, tortularından arındırılmasını, şarabı bekletmenin inceliklerini, sert tadını yumuşamak için şekerli çiçek özlerinin eklendiğini, bu nedenle renginin maviye çaldığını keyifle anlatmaya koyuluyor. Kendiyle barışıklığı beni de rahatlatıyor, koltuğuma iyice yaslanıyorum. Devam »
Sevgili Hazal,...
Seyit Balkuv - Unutulmamalıyız
Sevgili Cevat Prava, şapka takmak için, dediğiniz gibi, hoşunuza gitmesi yeterlidir; zaten...
Ali Sedat Çetinkoz - Yakın Tarih Dersleri 02
Yahu, tam bu Emel Ünaldı ne kadar çocukça, saf yorumlar yapıyor, keşke ben de böyle temiz kalpli...
Ali Sedat Çetinkoz - Unutulmamalıyız
Ben bir türk olarak ülkemde olanları bilmek istiyorum... bunun gibi internet sitelerinde...
Hazal Akarsu - Unutulmamalıyız!
Orhan Pamuk bir romanci olarak, tarihcilerin hâlâ tartismaya devam ettigi...
Solmaz Abilyondlu - Süpermarket Edebiyatı
Bir yerlerde okumuştum, değer katılaşması diye bir kavramdan söz...
Necdet Efendi - Son kararım bu; asla değiştirmem!
© 2000-2008 ~ Derkenar, tasarım + programlama + uygulama olarak bir Sokak Kedisi marifetidir. Tüm hakları yasal koruma altında olup, içeriği izinsiz çoğaltılamaz, ticarî nitelikli yayınlarda ve internet sitelerinde (çok kısa tanıtımlar dışında) kullanılamaz.